24 Kasım 2010 Çarşamba

Candan açtık cehle karşı bir savaş !

Öğretmenler gününde nedense ilkokul öğretmenimi hatırlarım önce, çok sevdiğimden değil aslında, ama sanırım beş yıllık bir beraberliğin izleri kolay silinmiyor insan hafızasından.. Kırk yaşıma geldiğimde yüksek sesle söyleyebiliyorum ilkokul öğretmenimi aslında hiç sevmediğimi.. Bunca yıldır belkide hiç edinmediğim sevgimden, saygım kalmış yine de geriye.. Yine bile içim sızlıyor bunu itiraf ederken, tıpkı çocukken İstiklal Marşı çaldığında ayağa kalkmamayı günah sandığımda hisettiğim gibi.. Günahı ne sanıyordum ondan da çok emin değilim oysa.. Ama saygımının sevgimin önüne geçtiği değerler edindirildiğim kesin..

Hani tartışılıp duruyoruz ya bu değerleri şimdilerde, olmalı mı olmamalı mı diye..

Andımız okunmalı mı, İstiklal Marşı söylenmeli mi, din mi elden gidiyor, biz mi elden gidiyoruz?
Mustafa Kemal aslında öyle değildi böyleydi.
Eğitim sistemi göçtü vs. vs.
Tamam bunların hepsi tartışılmalı belki, iyileştirilmeli kavram olarak, her keseye uygun hale getirilmeli belki, belki değil kimine göre..

Ama bu tartışmanın amacı var olan bir şeylerin daha iyi olması için çaba sarfetmek değil midir? Bu topraklarda yıllardır değer olarak saydığımız, bizi bir birimize bilinçsizde olsa kenetleyen pek çok değeri yok ediyoruz biz oysa. Doğruluklarını veya yanlışlıklarını tartışmıyoruz, revize de etmiyoruz, düpedüz yok ediyoruz hep birlikte. Sonra da birlikten beraberlikten söz ediyoruz, olması gerekenin neden olmadığından.

Kaçırdığımız nokta şu ki aslında bu değerler doğru veya yanlış bizi arada tutan değerler.. Beni bu ülkeye, bu ülkenin insanına, bu ülkenin sahip olduğu her şeye yürekten bağlayan değerler. Öğretilmiş olsalar da, üzerimde bir kısmı eğreti duruyor olsa da..

Bu yaşımda ilkokul öğretmenimi aslında hiç sevmediğimi itiraf edemeyecek kadar öğretmenlik mesleğine saygı duyuyorum ben hala.. Tartışmasız saygı duymam gerektiğini biliyorum. Ne ara bunu bana işlediler hiç bir fikrim yok, ama yerleştirilmiş bir duyguya sahibim. Hangimizin çocuğu böyle hissediyor öğretmenine karşı bu günlerde.. Hangimiz çocuğumuzun öğretmenine hissediyoruz şimdi böyle..? Cevap vereyim hiç birimiz.. İnsana saygımız var mı belki onu tartışmalıyız önce..

Elbette bu mesleğin layıkıyla yapılıp yapılamadığını, neler yapılabileceğini  tartışmalıyız, elbette hataları uyarmalıyız. Ülkemizin geleceğini emanet ettiğimiz öğretmenlerimizden her zaman daha iyisini, daha fazlasını istemeliyiz.  Önemli olan onu değerler listesinden düşürmeyecek düzeyde tartışarak iyileştirmek olmalı. Oysa biz ağzımıza sakız ettiğimiz her şeyin içini boşaltıyoruz bu günlerde.. Onları parçalıyor ve yok ediyoruz.. Yerlerine koyacak yenileri de yok üstelik elimizde.. Kendimize iyilik mi yapıyoruz sahi boyle...?

Tüm öğretmenlerin öğretmenler gününü içimde eksilmeyen o derin saygı ile kutluyorum..

Fasulye

2 yorum:

goglar kültür sanat dedi ki...

tüm öğretmenlerimizin ve aslında emek ettikleri herkesin öğretmenler günü kutlu olsun...

ama siz de yazmak için arayı bu kadar uzatmayın canım...

Adsız dedi ki...

:) çok haklısın.. ayıp bu benim yaptığım cidden.. özlemişim yazmayı teşekkürler

fasulye